Tayin Edici Olanı Kavrayalım, Diri Yanımıza Sarılalım Başarırız! 


Teori ve pratik ilişkinin bir bütün doğrulanması uyumluluğun temel halkasıdır. Devrimci sınıf mücadelesinde teori ve uygulama ilişkisi tayin edici önemdedir. Genelde tutarlı bir insandan istenildiği gibi, partilerden de söz ve eylem uygunluğu istenir. Teoriyle alakasız pratik duruş bir işe yaramaz. Bu meselede Marksist, Leninist, Maoist bir komünist parti açısından ayrıt edici yan onun toplumsal nesnel yasaları yansıtan devrimci teoriye sahip olması ve bir devrimci kuramın rehberliğinde fiili bir hatta mücadele teorisini özüyle eyleme dönüştürmesi ve bu büyük dava uğruna yürütülen mücadele esnasında her türden olası hatalarına karşı dürüst olması, özeleştiri vermekten asla çekinmemesi, hatalarını düzeltmek yoluna devam etme kararlılığında olmasıdır. Bu son derece önemli aşındırılamaz ilkesel bir duruştur. Burjuva partilerin söz ve eylemleri uyumlu olmaz çünkü kitlelerin aldatılması için buna ihtiyaç duyarlar. Komünist partisi ise işçileri, tüm halk kitlelerini bilinçlendirmek ve eğitmek için vardır ve işçi sınıfının çıkarlarından ve amacından farklı sınıf çıkarları yoktur ve bu nedenle teorisi ile mücadele pratiği uyumlu olmak zorundadır. Bu nedenle komünistler söylediklerine bağlı olmaları ve yapmalarıyla bilinirler.

Fakat teori, pratiksiz cansızdır. İdeolojik, siyasi, politik çizgiyi ifade eden ana doğrultunun doğru olması tayin edici önemde olmakla birlikte tek başına devrimci fikir ve çizginin hakim olmasında yeterli değildir. MLM çizginin partide güvence altına alınması, hakimiyetinin korunması ancak proleter komünist kadroların önderliğinde parti politikasıyla uygulanması halinde mümkündür. Parti 1. Kongremiz politika bir kez belirlendikten sonra tayin edici olan kadrolardır bilincinden hareketle komünist çizginin garanti altına alınması gerektiği üzerinde durarak “çizgiyi garanti altına alacak olan Maoist kadrolardır” dedi. Son derece önemli bir meseleye dikkat çekti.

Teori ve pratik bağlamında kadro meselesi ele alındı fakat doğru kadro politikası meselesinde izlenilmesi gereken politikanın esas hatlarını gösteren çerçevenin konulması kadroların yetiştirilmesi ihtiyacının garanti altına alındığı anlamına gelmez, gelmediği de görüldü. Bu meselede ana yönelim belirlendikten sonra pratik uygulamaya geçilmesi gerektiği gibi, kadro yetişmesi de bir bütün olarak belirlenmiş doğru politikanın toplumsal uygulama alanında çok yönlü ve çok kapsamlı aşamalardan geçmesini zorunlu kılan bir süreçle başarılabilir. Resim yapma yöntemlerinin bilinmesi ile resim yapmak aynı şey değildir. Marksizmi bilmek ile Marksist olmak da aynı şey değildir. Bu bilmek ile bildiğini uygulamak arasındaki farktır. Komünist çizgi kadrolar olmaksızın uygulanamaz ama kadrolarda kelimenin gerçek manasında doğru proleter devrimci siyasi çizgiye sahip komünist parti programının uygulama mücadelesi içinde yetişir. Bu anlamda kadro sorunu özünde tümüyle bir parti ve önderlik sorunudur.

Sadece bizde değil, genel muhtevasıyla uluslararası komünist harekette kadrolar devrimci politikanın uygulanmasında tayin edicidir. Komünist sınıf mücadelesi tarihi zaferin kazanılması için kadroların hangi niteliklere ve nasıl demirden bir iradeye, politikada nasıl muazzam bir esnekliğe, teoride nasıl açık ve net bir kavrayışa sahip olması gerektiği ve nasıl hangi zorlu şartlarda sınamalardan geçerek yetiştiklerine dair yeterli ölçüde derslerle dolu eğitim materyaline sahibiz. Mesele bilmediğimizden değil, kavrayış ve uygulama yetersizliğindedir. Enternasyonal komünist sınıf savaşımının muazzam zenginlikte tecrübelerinden öğrenmesini bilmek gerekmektedir. Kadroların nitelikleri konusunda genel bilinen çerçeveyi yeniden hatırlatmakla yetinerek esasta Maoist Parti’nin özgün tarihi şartlarda belirlediği ana yönelimi kararlı biçimde uyguladığı ölçüde ihtiyaç duyulan kadroları kendi mücadele etkinliği içinde yetiştirebileceği kavrayışına sahip olup-olmadığımız yönünde her yoldaşın kendi cephesinden cevaplaması gereken önemli bir sorudur. 

Geçmişten günümüze ihtiyaç duyulan ölçüde kadro politikasında başarılı olduğumuz söylenemez. Yetişen çok değerli kadroların korunamaması ise süreçle üstesinden gelinemeyen ağır sonuçlara yol açmıştır. Komünist çizgiyi tasfiye adımları atanlar bu zeminden beslenmiştir. Devrimci fikirleri güvenceleyen, savunanların yok edilmesi, engellenmesi, hatalı, küçük-burjuva fikirleri savunanlara alan açar, açmıştır. Doğru kadro politikası bahsettiğimiz gibi bilinmiyor değildi, ama uygulamada yeni kadrolar yetiştirilemedi. Kaypakkaya güzergahında yaşadığımız çok ağır sorunlar, savrulmalar görülmektedir. 17’lerin katledilmesi bir önderlik yitimiydi; tarihi önemdedir, ondan sonra atılacak adımın niteliğini önemsemeyen, liberal ve ilkesiz politikanın bu meselede ne tür ağır bir tasfiyecilikle sonuçlandığı herkesin malumudur. Örgütsel tecrübe, çok yönlü teorik birikim ve siyasi bilinç bakımından önderlik vasfına sahip olmayan kişilerin olağanüstü koşullar gerekçesiyle içi boş büyük iddialar eşliğinde parti önderliğine gelmelerinin sonu felaket oldu. Birbirini takip eden bir dizi gerekli vasıfları taşımayan yeteneksiz, kapasitesi dar ve geri kişilerin yönetiminde parti sancılı süreçler sonrası esasta tasfiye ile karşı karşıya kaldı ve parçalandı. Maoist Parti içte bu yıkımın enkazı içinde kendisini doğuşundaki tarihi iddiasına uygun yeniden örgütledi. Sorunlar tümüyle aşıldı mı? Kesinlikle hayır! Dersler çıkarılmalı ve unutulmamalı. Günü kurtarma, geçici sonuçlar uğruna ilkelerden vazgeçilmesinin yıkım getirdiği iyi görülmeli. Kolektif akıl, demokratik çizgi, kolektif süreçlerle elde edilmiş, sonuç ve kararlarla yürümek zorunluluğu kavranmazsa gelişme mümkün olmaz. Kolektif aklın işlenmesi de iç demokrasinin işleyişine bağlıdır. İçte demokratik ilkenin oturması ve önemi üzerine yürütülen ideolojik mücadelenin kavranması çok önemlidir. Tasfiyeci sonuçlar doğurduğu bilinmesine rağmen demokratik merkeziyetçilik ilkesinin demokrasi kısmını yeterince içselleştirmeyen anlayış ve tarzlardan tümden kurtulduğumuz da söylenemez. Tüm bunlar aynı zamanda kadro sorununa bağlıdır.

Nesnel toplumsal ve iktisadi şartlarda değişimlere uygun olarak programında değişiklikler yapan Maoist parti ileriye doğru adım atarak başardığı çıkışı toplumsal uygulama alanına taşıdıkça kelimenin gerçek manasında sağlam bir nitelik kazanabilir. Belirlenmiş siyasi, politik esas yönelimin derinden kavranması ve kitlelere taşınması aynı zamanda yeni kadroların yetişmesi anlamına gelir. Anlayışımız niteliği esas almaktadır. Tüzükte belirtilen “üyelerin görevleri ve hakları”nı kullanabilecek vasıflara sahip cesur ve atılgan üyelerin irade ve eylem birliğini sağlamak devrim yolunda mücadele görevini yerine getirmeyi sağlar. Görevini kavramayan, kendiliğindenci, disiplinsiz ve kararsız öğeler ise partinin gelişmesini sekteye uğratır. Var olanla yetinme, dar pratik, büyük evrensel olgudan kopmak vede hataları tekrar etmek doğru çizgiyle uyuşmaz. Şartlar ne derece zor olursa olsun kararlılıkla mücadele yürütmek, işçi sınıfının içinde çalışmak komünist olmanın özelliklerindendir.

Kadroların niteliği ve kapasitesi bakımından zayıflığı önce niteliğe önem verilerek temeli sağlam atılmış örgütlenmeler üzerinden aşılabilir. Kendiliğinden düzelme veya gelişme olmaz. Parti çizgisine yoğunlaşma, örgütlenmeyi sağlamlaştırma ve yaygınlaştırmak gerekli. Sağlam bünyeye sahip değilsek zayıfız, yaygınlaşamamışsak o halde diğer anlamdayız. Hedeflere planlama, çalışmayla ulaşılır. Komünizm savaşına kesin bir bağlılık, ideolojik sağlamlık, siyasi uyanıklık, örgütsel tecrübe çok yönlü yetenekler barındıran kişi denildiğinde akla kadro gelir. Kadro gelişmiş sınıf bilincinin ifadesi, örgütü yöneten ve yönlendiren, politika üreten ve uygulayandır. Tüm bu vasıflar disiplinli teorik çalışma ve pratik çalışmayla kazanılır. 

Maoist parti somut sosyal şartları ve başlıca çelişkileri doğru analiz ederek meselelerin devrimci çözüm yolunu belirledi. Azami ve asgari hedefleri açık ve nettir. Bu konumlanma aynı zamanda kadroların gelişmesi zeminidir. Çünkü öznelci ve dogmatik düşünceye dayalı tespitler ve hatalı çizgiler ve politikanın egemen olduğu örgütsel zeminde kadrolar yetişmez. Doğru siyasi çizgi stratejik doğrultuda uyumlu taktik önderlikle buluşması gerekli.

Bugün neye ihtiyaç var? Parti çizgisinin uygulanması, etkin politika yapma, pasifliği aşma, atılgan olmaya ve örgütlenmeye, öğrenmeye ihtiyaç var. Açlık, yoksulluk, işsizlik ve toplumsal hoşnutsuzluğun tavan yaptığı şartlarda işçiler, emekçi köylüler mücadeleye kazanılamıyor, örgütsel gelişme başarılamıyorsa bu, örgütlenmeyi bilmediğimizi, örgütlenme şartlarını yaratamadığımızı gösterir. Olguyu kabul etmek şart. Örgütlenmeyi öğrenmeliyiz, çünkü komünistler sadece sınıf mücadelesini gözlemlemek, yorumlamakla yetinmez, diğer tüm muhaliflerden ayrıt edici bir özellik olarak gözlemleyip, yorumladıkları toplumsal koşulları devrimci yönde değiştirmenin önder öğesi olurlar.

İşçi sınıfı önder ve temel güçtür. Maoist parti işçi sınıfının toplumla birlikte kurtuluşu amacına uygun devrimci müdahale anlayışı ve programına sahiptir. Bu amaçtaki netlik ve berraklık Marksist, Leninist, Maoist ideolojik rehberliğine dayanmaktadır.  İdeolojik, siyasi çizginin uygulanması için kararlı ve atılgan olmak zorunlu, biz ilerlemek istiyorsak, ilerlemek güç, enerji ve canlılıktır. Kaypakkayacılık adına geçmişi eşeleyip duran ve Kaypakkaya yoldaşın “subjektif yönlerini tespit etme”yi yoldan sayanlara bırakalım, biz bugüne, bugünün görevlerine bakalım. Güne yanıt olamayanlar geçmişte takılıp dururlar.

Doğru bir siyaset ve taktiklerle, doğru yöntemlerle çalışmalıyız. Mao Zedung yoldaşın dediği gibi, “görevleri ortaya koymak yeterli değildir, aynı zamanda bunları yerine getirmeyi sağlayacak metotlar sorununu da çözümlememiz gerekir. Diyelimki görevimiz nehiri geçmektir, ama bir köprü veya bir kayık yoksa nehri geçemeyiz veya kayık sorunu çözülmedikçe nehri geçmekten söz etmek neye yarar? Metotlar da çözümlenmedikçe görevler üzerinde çene çalmak gereksiz gevezelikten başka bir şey değildir”

Marksizm tamda budur! Bu yaklaşımı ve metodu tüm görevler için düşünebiliriz. Görevler belliyse metotlar çözümlenmeli. Parti gerçekliğinin işaret ettiği işçi sınıfı önderliğinde sosyalist devrim amacına ulaşmak için yürütülen mücadelede bir dizi metotlar sorununu barındıran araçlar meselesinin çözülmesi gereklidir. Genel amaç ve programın politika ile birleştirilmesi ve uygulaması için metotların daha anlaşılır ifadeyle nehri geçmek için gerekli olan köprü veya kayık veya sal veya başka araçlar örneğinde olduğu gibi, devrim programının halk kitlelerine taşınması, kitleler bilinçlendirilirken, kitlelerden de öğrenilmesi için parti denilen muazzam aracın hizmetinde mücadelde ihtiyaç duyulan çok çeşitli araçlar, yöntemler sorununun çözülmesi gerekli. Kadrolar, önderlik, organlar ve işlevi aksamayan mekanizma ile araçlar ve metotların çözümlenmesi meselesi de yine birbirine bağlıdır. Yeterli araçlara sahip olunmadığı açıksa, organların yaratılması esas olmalı. Çünkü metotlar sorununu da çözecek organlardır. Kaypakkaya güzergahında bilinci proleter devrim için devinen her yoldaşın görevlerin başarılıp-başarılamadığı meselesinde ihtiyaç duyulan araçların çözümlenmesinde yeterli atılganlık ve yaratıcılığı, esnekliği gösterip-göstermediği konusunda soruyu yanıtlaması önemli. Bu aynı zamanda eleştiri ve özeleştiri mekanizmasının geliştirici işlevi bakımından gereklidir. Kendimize bakabilmeyi asla ihmal etmemeliyiz.

Kendiliğindencilik, pasifizm her yerde mahkum edilerek var olanla yetinmecilik anlayış ve tarzı ileriye çıkışı engelleyen verimsiz döngü aşılarak ilerlemek gerekli. Türkiye ve Kuzey Kürdistan nesnel toplumsal şartlar sınıf mücadelesinin gelişmesi bakımından son derece elverişlidir. Devrimci elverişli objektif şartlardan yararlanmak için her açıdan çok yönlü hazır olmak gerekmektedir. Sınıf iktidarı bilinciyle cesaretle öne çıkma devrim teorisini maddi bir güce dönüştürmek için işçi sınıfı ve bütün emekçi halk kitleleri içinde kararlılıkla çalışma temposunun bir kaç katına çıkarılmasını gerektiren tarihi koşullardan geçmekteyiz. Halk kitlelerinin ihtiyacına devrimci çözümlerle yanıt olma, demokrasinin devrim amacına bağlı mücadele ile kazanılması konusunda tarihi tecrübelere ve potansiyele sahip partimizin adanmış kadın ve erkek evlatlarının elbette çok daha aktif olmaları konusunda beklentiler haklıdır.

Kolektif akıl kolektif irade birliğiyle pratik ile amaca ulaşmak, hedeflenenlerin gerçekleşmesinde ihtiyaç duyulan araçlar meselesi de çözülür. Yeterki tayin edici olan ile tali olan meseleler birbirinden ayrıt edilerek diğer tüm politik görevler ve gelişmeler üzerinde etkide bulunacak araçların yaratılmasının öncelikli önemi kavransın, üstesinden gelinemeyecek meseleler değildir. Faşist diktatörlüğün azgın saldırısı, artan baskılar ve yasaklar mücadelenin geliştirilmesini engelleyemez. Sınıf iktidarı bilinci yanılgılar ve boş hayalleri reddeder. Sınıf iktidarı bilincinden uzaklaşmış sosyalist komünist iddialı bir çok parti ve örgütün ne derece savrulduğunu görebilmek için seçimlerde dolaylı ve doğrudan burjuvazinin etkisine nasıl açık olduklarına bakılması yeterli. Bu dersler sınıf iktidarı bilinciyle doğru devrimci politikada ısrar ve ilerlememizi emreder. Çünkü Kaypakkaya güzergahı reformlara değil, devrime odaklıdır. 

Önceki İçerikSünger fabrikasında çıkan yangında, 2 işçi hayatını kaybetti
Sonraki İçerikMersin‘de iş cinayeti!