1. Haberler
  2. HABER ARŞIV2
  3. Birlik Tartışmaları ve Pratik Süreç

Birlik Tartışmaları ve Pratik Süreç

featured
service

Serdar Okan

Maoistler arasında, “birlik” kavramı bu aralar epey ciddi bir şekilde gündemimizde. Bunun esaslı bir nedeni ise önümüzde ki süreçte sınıf mücadelesi veren komünistler olarak ezilenlerin ve işçi sınıfının siyaseten ciddi bir güç olması kaygısıdır. Sömürü ve talan sisteminin vahşi saldırıları karşısında ki çaresizlik 50. yıl devrimci birikimimiz ve deneyimlerimize tezat teşkil etmekte, bir diğer nedeni de bölünmüş küçülmüş bir çok Maoist grupların dağınık olmasındandır. Bir başka sorun ise Büyük Proleter Kültür Devriminin ürünü olarak siyasal tarih sahnesine çıkan Partimizin, her türlü tasfiyeci ve Reviziyonist yapılanmaya meydan okuyan süreçten, tersine teslim olan revizyonizme yelken açmasıdır. Siyasal bir Maoist öncünün boşluk varlığı bir olgu zira, etrafta pek çok politik özne var ama genel siyasal olarak devrim endeksli iktidar mücadelesi verebilecek öncü yok.

Bu noktada unutmamak gereken şudur, sorun sadece birlik ile nicel gelişme değildir. Öncü kurmayı tüm ilkeli tartışma ve tutumlarla yaratmaya dönük birlik olmaktır. Bugün dünya da ivme, sınıf hareketi gelişmelerinden ziyade, demokratik, ekonomik ve kimlik hareketleri şeklinde gelişmekte. Elbette, bir duyarlılık bilinci bu gelişmelerde oluşturmaktadır, fakat gerçek kurtuluş sınıf mücadelesinden geçer. Reformist sol siyasal akımlarda bu gibi dönemlerde kapitalist sistemin istem ve planlamaları eksenli gelişmektedir.

Geçmiş tarihimizde gördüğümüz birlik oluşum ve arayışlarımız maalesef pek iyi örnek teşkil etmemekte. Şartların ve dağınıklığımızın durumu zorlaması sonucu oluşan birlikler, pansuman olacak bir çözüm, taktiksel olarak yanıltıcı bir iyileşme sağlasa da, stratejik olarak sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getirir ve er geç yine bölünmeye mahkumdur.

Bugün ihtiyaç olan ilkeli ve prensipli tartışma ve sonuçlarla nitelikli birlikler süreci oluşturmak. Bu birliklerin hedefi, mutlaka ortak bir siyasal zemin oluşturmak olmalıdır. Böylesi siyasal ve teorik tartışma sonucu birlikler, hareketli siyasal gelişmeler zemininde, bu tartışma odağı aynı zamanda bir ihtilalcı birliği için de siyasal ve ön görülü akıl oluşturmalıdır. Kısacası; kapalı odalarda tartışmak yetmez, bu tartışmayı geniş kesimlere açacak araçlarımız olmalıdır ve birlikte tartışanlar, bugünün yakıcı siyasal sorunları karşısında birlikte durmayı ve birlikte vurmayı becerecek siyasal bir birliktelik de oluşturabilmelidir. Bunların hepsini beraber yapılabildiğinde anlamlı bir inşaa faaliyetinden bahsedebiliriz.

Bugün Türkiye’de ve Kürdistan’da irili ufaklı pek çok toplumsal direniş çabası var. Bu direnişlere öncülük yapamayan bir Komünist Partisi durumu söz konusu. Tüm bu direnişleri bir orkestra şefi titizliği ile harmonileştirebilirsek maddi ve manevi güce erişip, ezilenlerin zaferine doğru ilerliyebiliriz.
Devrimci Hareket, Tekel direnişinin, Gezi’nin, Sur’un, Soma’nın, Kobani’nin, Afrinin, Çevre hareketinin, üniversite ve gençlik hareketinin, İstanbul sözleşmesi ve kadın hareketinin direnişleri sonrası hep hazırlıksız yakalandıkla öz eleştiri verildi. Neydi peki bu hazırlıksızlık?

Artık yeni bir siyasi sosyo-ekonomik ilişkilere son 25 yıldır yavaş yavaş evrildiğimizi ve her tür toplumsal mücadelenin daha doğrudan bir Proleteryanın sınıf bilinçli Partisiyle siyasallaşma eğilimine sahip olması gerektiğini, aksi halde tarihsel anlamda ve devrimin yolu anlamında dönüştürücü olamayacağımızı görmeliyiz.

Mümkünse ortak sınıf bilinçli Maoist bir siyasal zeminin, öncelikle inşa edilmesi gerektiğine işaret ettik… etmekteyiz. Bu zemin, bir yeniden harmanlanmaya yol açabilir ve içi boş tutuculuktan bizleri kurtarabilir. Yani kısacası yeniden bir kaypakkaya çıkışı ile yeniden heyecan yaratmalıyız ezilenlerde.
Birlik meselesi hakikaten ciddiye alınıyorsa ve maoistlerin bir araya gelmesi, ama bir yandan da sosyalizm diyen politik bir programın tüm ezilenleri kapsayan geniş kesimlerce tartışılabilmesini sağlayacak araçların oluşturulması ve en önemlisi, geniş kesimlerin ihtilalci mücadelesi Halk savaşının her alana yayılmasını getirmesi isteniyorsa.

Böyle bir zeminin üzerinde gerçek bir birlik tartışması; her yönüyle ideolojik, örgütsel ve kuramsal ve tabii ki bir inşaa perspektifiyle gerçekleştirilebilir.
İlk adımı bu noktada Öncü Partizan’dan yoldaşlarla attık. 50. yıl kampanyamızla omuz omuza Gonzalo’ya özgürlük kampanyası, tutsaklarla dayanışma kampanyası, LLL yürüyüşü ve önderimiz İbrahim Kaypakkaya şahsında tüm ölümsüzlerimizi anma kampanyasının kimini destek, kiminide ortak örgütleyerek bir pratik ile yakınlaştık. Elbette karşılıklı bazı hata ve eksiklikler olmasına rağmen, ortaklık ve birlik noktasında ciddi adımlar attık ve sınıf bilincimizi birlikte geliştirdik.

İçimizdeki Öncü Partizanı ve ortaklaşdığımız çevrede Devrimci Demokrasiyi gördük.
Temel meselelerde bir araya gelerek ciddi mesafeleri konuşma ve tartışmamızı netleştirdik.
Birliği ve dirliği ancak pratik ve ideolojik mücadele ile aşağıdan yukarıya örgütlediğimizde niteli yakalayabiliriz. Gelişmelerde bunu gösterdi bizlere.

Tabi ki eksiklerimiz ve hatalarımız birlikte işlendiği için, birlikte de tartışılıp sonuca ulaşacağız.
Dergimizde bir Okur yazısı 4 bölümlük bir yazı dizisi yayınlandı. Genelde kabaca bir muhasebe yapılmaya çalışılmış. Bir Okurun bu denli derin konulara kabaca ve üstenci yaklaşması irrealdir ve gerçekçi görülmemeli. Öncü Partizan ile birlik sürecimizi bir kaç hata ve eksiğe sığdırarak yoldaşlarımıza saldırı girişimi doğru bir yöntem değildir. Birlik tartışmalarını bir Okur üzerinden zeddeleme ve yıpratma çabalarını doğru bulmamaktayız. Küçük burjuva düşüncesi hakim davranışlarda bu normaldir ve siyasal tarihimizde hep görüldü. Genelde işçi ve emekçi olmayan ve burjuvaziden etkilenen kadrolarda bu tip davranışlar vardır. Bu gibileri bizde olduğu gibi Öncü Partizanda da olabilir. İç mücadeleyi zamansız ve ortamsız dışa taşıyarak kendine avantaj sağlama yöntemleri. Maalesef bu davranışlar taktiksel bazen iyi gibi görünsede stratejik olarak yıkılmaya mahkum davranışlardır. Bu gayet normal karşılanmalı bizde, çünkü yıkmak istediğimiz eskiye en başta içimizde başlamalıyız.

Öncü Partizan’dan yoldaşlara karşı kaçak tartışma yöntemi elbette eleştirilmesi lazım ama esas olan omuz omuza yoldaşlarımızla sınıf düşmanlarına karşı savaşmaktır.
Ortak ve birlikte yürüttüğümüz faaliyetlerde bazen biz bazende Öncü Partizancı yoldaşlarımız daha etkindi, ama hiç bir dönem bu sorun olmadı her iki yapı için. Eksikliklerimizi ve hatalarımızı ortak masaya yatırıp ortak sahiplendik.

Elbette birlik komisyonları kurulduğunda bir çok konu tartışılacak ve iki çizgi mücadelesi temelinde sürerek netleşecek. Her konu masada konuşularak ta çözülmeyecek ve sokakta, eylemlerde birliği netleştirecek.

Öncü Partizancı yoldaşlar ilk adıma cüret ederek bizim gibi yedi yıl önce yaptığımız gibi tasfiyeciliğe ve revizyonizme baş kaldırımızı yaptılar. İkinci adımları ise bizlerle hiç bir çıkar kaygısı gütmeden ortak yürümek. Şimdi üçüncü adım ortak adımımız birlik komisyonları oluşturmak olmalı.

Sınıf mücadelesi ve devrim buna ihtiyaç duyuyor. En yakın grup, çevre ve yapıların bu süreçte devrimci tavrı bu olmalı. İlkeli birlik ve ilkeli yoldaşlık faaliyetimiz bunları bize öğretti. Bunun bir parçası olan Öncü Partizancı yoldaşlara kendi adıma teşekkürler.

Birlik Tartışmaları ve Pratik Süreç

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Devrimci Demokrasi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin