Din ve Vijdan Özgürlüğünü Savunan Komünistler;Dinle Asla İttifak Etmezler

featured
service

Ali Geçgel

Günümüzde yaşanan tasfiyeci süreç, sadece örgütsel alanda değil; aynı zamanda ideolojik politik tasfiyeyide beraberinde getirmektedir. Devrimci teoriye güvensizlikle, devrimci partiye güvensizlik atbaşı gitmekte, sırtını marksizme – Leninizme dönenler, burjuvazinin serbest rekabetçi dönemine tekabul eden ” burjuva demokrasisine” dönmeyi “yenilik ve bilimsel” olarak görmekteler.

Oysa kapitalizm gelişimin en son aşaması ” emperyalist aşamaya çoktan ulaşmış ” her alanda gericileşmiş, özgürlük için değil hegomanya peşinde koşmaya” başlıyalı, uzunca yılları geride bırakmıştır….

İnternet formatını dikkate alarak, bu gün ” istisnasız bütün ezen sınıfların egemenliklerini korumak için iki toplumsal işlevden” biri olan dine karşı komünistlerin tavrını ne olduğunu anlatacağız.

Üzülerek belirtmek gerekirki ; reforumcu tasfiyeci süreç nasılki kapitalizmi onarmakla yetinmeyi ” devrimcilik” olarak görüyorsa, dine karşı tavrı da aynı sığlığı taşıyor. Büyük resimle değil, büyük resmin küçük parçasını onarmayı “militanlık” sanıyor. İnsan yakan yobazı eleştirirken, ” hangi dine insan yakmak vardır” diye dini aklıyor. Oysa “Cehennemde yanan deriyi değiştirerek, yeniden insan yakan” tanrıya dokunmuyor….

= Komünistlerin gözünde din=

Bu konuyu önce Marks- Engelse sorarak başlayalım:

….” Vijdan özgürlüğü, din özgürlüğü fikirleri, bilgi alanında serbest rakabetin saltanatını ilan etmekten başka bir şey yapmadılar.( Komünist manifesto. Sf. 73. Sosyal yy.)

Vijdan ve din özgürlüğü altında, genç burjuvazi , gelişimi için kilisenin topraklarına el koydu. Bilimsel buluşların önünde engel olan kiliseyi, acımasızca eleştirdi. Fakat “sanainin gelişmesi ile birlikte, kendi mezar kazıcısınıda ( işçi sınıfını) yarattı. Bu korku ona; ” bu halka bir din gerek” dedirtti….

Şimdi aynı konuyu” burjuvazi, dün karşı olduğu feodalizmi, ne kadar modası geçmiş eski kuvvet varsa , hepsiyle birlik oluyor” diyen Lenine soralım:

….” Biz cizvitlerin özgürce aydınlanma çabası gösterme hakkını bile tanırız, ama CİZVİTLERLE PROLETERYA ARASINDA BİR İTTİFAK KURULMASINA KARŞI SAVAŞIRIZ( Ulusal sorun ve ulusal kurtuluş savaşları. abc. Sf. 13. Sol yy.)

Çok açık değilmi? Baskı gören bir dinin hakkını savunmak, onunla ittifak etmek anlamına gelmiyor. Coğrafyamızda ise baskı gören bir dini ve inancı ” komünist” görmek, sürecin modası oldu. Şimdi bu ayrımı çok açık belirten, ” MARKSİZM DİNİ ÖGELERLE İTTİFAK SAYESİNDE DEĞİL, BİLAKİS ONLARA KARŞI VERDİĞİ AMANSIZ MÜCADELEYLE OLUŞTU( C.2. Sf. 149) diyen Staline bakalım:

….” parti, inanç özgürlüğünü, her hangi bir dine inanma haklarını savunur. Bundan partinin…….. polanyalıların, Gürcüstanlıların, Ermenistanlıların dinlerini savunduğu VE BU TÜR DÜNYA GÖRÜŞLERİ İLE MÜCADELE ETMEYECEĞİ SONUCU CIKABİLİRMİ ?…( age. Sf. 250)

Görüldüğü gibi komünistlerin tavrı çok açıktır. Buna karşı, Küçük – burjuva devrimcileri ” HAKKI” HALKLA aynılaştırmakta, bir çekince görmemişlerdir….

Din ve Vijdan Özgürlüğünü Savunan Komünistler;Dinle Asla İttifak Etmezler

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Devrimci Demokrasi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin