PROLETER SAFLARDA KÜÇÜK BURJUVA İDEOLOJİSİYLE MÜCADELENİN ÖNEMİ! (2)

featured
service

Bugün işçi sınıfı içerisine taşınan haddinden fazla küçük burjuva öğeler, özcesi sınıfsal geçişler ve Türkiye/Kuzey Kürdistan sol, sosyalist yapılarına damga vuran küçük burjuva ve yeni orta sınıf siyaset yapma biçimi, sol, ilerici, sosyalist siyasetleri adabınca teorik tartışmalar yapmaktan ve küçük burjuva eleştirisi yapmaktan geriye düşürmüştür. Biz kendi içimizde bu meseleyi sümen altı etmeme taraftarıyız. Bu meselede de birileri gibi korkmadan, hataları halı altına süpürmeden yoldaşlaştığımız her birey ve kesimle tartışma taraftarıyız. Bu nedenle yazımıza ikinci bölüm olarak devam ediyoruz.

Mao yoldaş küçük burjuva ideolojisini üç cephede inceler. Bunlar; düşünce yöntemi, siyasi eğilim ve örgütsel yaşamdır. ‘’Küçük burjuva düşünce yöntemi esas olarak, öznelcilik ve sorunları incelemede tek yanlılık olarak ortaya çıkar. Yani, sınıf güçleri dengesinin nesnel ve kapsamlı görüntüsünden hareket etmez. Öznel dilekleri, etkilenmeleri, boş lafları gerçek kabul eder, bir tek yönü tüm cepheler diye benimser, parçayı bütün, ağacı orman zanneder’’( Mao Zedung cilt 3, syf:250)

Diyalektik materyalist felsefeyi neden öğrenmek istiyoruz? Salt bazı şeyleri öğrenmek ve sihirli formüller yaratmak için mi?  Sadece bilgiyle donanmak yeterli midir? Kuşkusuz MLM’ler açısından sadece teori ve bilgi edinmek yeterli değildir. Edindiğimiz bilgileri ve teorik düzeyi sınıf mücadelesinin hizmetine sokmadığımızda, sınıfın ve halkın hizmetine sunmadığımızda, kendimizle sınırlı tuttuğumuzda, o bilgiler ve teorik düzey kuşkusuz değersizleşir. Diğer yandan ise araştırma ve inceleme yapmayan, somut durumu tahlil etmeye yönelmeyen, öğrenme çabası göstermeyen bir tutum da yanlış ve mahküm edilmesi gereken bir tutumdur. Bu yanlış tutumlardan arındığımızda daha doğru bir zemin yakalamış oluruz.

Diyalektik düşünce yöntemini öğrenip pratiğe uyguladığımızda kuşkusuz daha az hata yapmış oluruz. Diyalektik materyalist dünya görüşü temelinde doğru bilgiyi sınıfın ve halkın hizmetine sunduğumuzda, öznelci hatalara daha az düşeriz. Böylece öznel dileklerimizle hareket etmek ve boş laflar üretmek yerine, nesnel gerçekliğe dayanan diyalektik düşünce yöntemini uygulamış oluruz. Öznelcilik küçük burjuva bakış açısıdır. Sorunlara öznel istekler, içinde bulunulan sınırlılıklar ve bilinç düzeyinde tek yanlı yaklaşmaktır. Küçük burjuva düşünce yöntemi rastlantısal değildir. Tek yanlı düşünce yöntemini, “sağ” ya da “sol” siyasi eğilimlerini ve örgütsel yaşamda sekter ya da liberal, anarşizan, disipline gelmeyen davranışlarını, aceleci ve sabırsız pratik çıkışlarını, günübirlik yaşamılarnı, şekillendiren istikrarsız ekonomik temelleri vardır. Yine düşünce yönteminin sınırlılıklarının nedeni vardır. Dolayısıyla proleter saflarda, küçük burjuva kökenliler sınıf mücadelesinin ihtiyaç ve çıkarlarına uygun davranmak yerine; kendi istek, ihtiyaç ve çıkarlarına uygun hareket ederler. Kolektif çalışma ve düşünme yerine, bireyci çalışma ve düşünceyi esas alırlar. Siyasi eğilimleri koşullara göre değişir, sağ ya da sol şeklinde tezahür bulur. Böylelerinin örgütsel yaşamı bireycilik üzerine kuruludur. Hele de ellerinde çeşitli imkanlar varsa ve önlerine set çekilme ihtimali yoksa hiç çekinmeden devrimci siyaseti rehin almaya çalışırlar.

Küçük burjuva bireyciliğinin komünist partisi saflarında hangi biçimlerde ortaya çıktığı ve bunlara yönelik düzeltme yöntemlerinin ne olması gerektiği yönünde Mao Zeung’un çeşitli tespitleri vardır. Küçük burjuva bireyciliği şu biçimlerde ortaya çıkar. Misillemede bulunmak, bana karşı onu mu tutuyorsunuz, dar grup zihniyeti, memur tavrı, eğlence peşinde koşmak, pasiflik, hareketi istediği yöne yontamazsa hemen hareketten ayrılma isteği. Bu tespitler ülkemizin de gerçekliğine uygundur.

Misillemede bulunmak; ‘’sen bana böyle yaptın (ya da söyledin) ben de sana öyle yapacağım’’ anlayışından beslenir. Böylece mesele kişiselleştirilir. Hedefe konulan kişiyi yıpratma, aşağılama, ötekileştirme, işe yaramaz ilan etme, ulu orta teşhir etme, dedikodusunu yapma vb tutumlar sergilenir. Bazen kişiselleştirilmiş sorunlar yıllara varan bir zaman dilimine yayılabilir. Bireyin geçmişindeki durumu ile şimdiki durumu arasında hiç fark gözetmeksizin, geçmişte yaşananlar ısıtılıp ısıtılıp ortaya atılır. Bu minvalde kişiler yalnızlığa itilir. Bu türden misillemenin proleter saflarda aşındırıcı yönde güçlü etkisi vardır. Misillemecilik, küçük burjuva düşüncelerden kaynaklanmaktadır. Yanı sıra bireysel kaygıların da yönlendirmesi vardır. ‘’Bu gibi misilleme olayları, tamamen bireyci düşüncelerden doğmakta ve bir bütün olarak sınıfın ve partinin çıkarlarının göz ardı edilmesine yol açmaktadır.’’ ( Mao Zedung cilt 1 sayfa:146)

Dar grup zihniyeti; bireyler belli ihtiyaç ve çıkarları temelinde yan yana saf tutarlar. Grup ruhuyla hareket etme tutumuyla, grup içindekiler birbirilerini dışarıya karşı kollama ve savunma tavrı gösterirler. Toplumda yaygın olan grupçuluk, halkın birliğini parçalar ve mücadele gücünün zayıflamasına yol açar. Grupçuluk sol ve devrimci hareket saflarında da yaygındır. Dolayısıyla dar grup zihniyetinin KP saflarında kendini çeşitli biçim ve düzeyde göstermesi, proletaryanın çıkarlarıyla asla uyuşmaz.  ‘’Bu, yüzeysel olarak bakıldığında, kişisel çıkar peşinde koşmak gibi gözükmese de, aslında en dar bireyciliğin bir örneğidir ve bölücü etkisi vardır.’’ (Mao Zedung cilt1 syf:146)

Memur tavrı; Sorumluluk hissetmeme tutumudur. Devrim mücadelesinde özne olduğunun bilincine varılmamasıdır. Görev verildiğinde yaparım verilmediğinde yatarım anlayışıdır. Dolayısıyla devrim ve parti sorunlarına kayıtsızlık olarak yansır. Yanı sıra sorumluluğun sadece üstlerine karşı olduğu bilinciyle hareket edilir. Böylece ‘evet efendim’ci bir pratik sergilenir. Tüm bunlar, KP saflarında işlerin görev bilinciyle değil, bir memur tavrıyla yapılmasını getirir. Bu durumun kendisi, sorumluluk ve görev bilincinin zayıflamasını sağlar. Böylece saflarda işler çok az sayıda insanın omuzuna yüklenmiş olunur.

Eğlence peşinde koşmak; bireycilikleri bu şekilde açığa çıkan kimseler, dünyalarının merkezine eğlenmeyi koyar. Bireysel anlamda eğlenme ‘’İnsan ihtiyacıdır’’ kılıfı altında yüceltilir, her şey buna tabi kılınır. Her şeyi eğlence peşinde koşmaya tabi kılmak, nerede duracağını bilmemek yaygınlaştığında kurallar ve örgütsel anlayış sekteye uğrar. Sadece eğlenme amacı güdülür. Günümüzde eğlence merkezlerinin kapitalizmin ihtiyaçları temelinde gelişmesi, sadece eğlenmeye odaklanan bireyci- bencil insan tipinin daha fazla yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bu bireycilik biçiminin proleter saflarda gelişmesi durumunda, bireylerin sadece eğlenceye odaklanmasını sağlar. Bu durum ise Bireyci yaşama özlem ve saflardan kopmayı sağlayan kaçkınlığı geliştirir.

Pasiflik; Bu, bireyin kendisini, çalışmalardan geri çekmesi olarak yansır. Hangi koşullar altında olursa olsun örgütlü bir birey çalışmalarda faal olmalıdır. İşlerin istediği gibi gitmemesi ya da olmaması durumunda pasifleşmek, bireyciliğin bir biçimidir. İstediğini yapıp istediğini yapmama tavrıdır. Koşullar istenildiği gibiyse çalışmak, istenilmediği gibiyse geri durmak tutumu yanlış ve zararlıdır. Peki sınıf mücadelesinde her bireyin isteği doğrultusunda işler yürür mü? Mümkün değil! Dolayısıyla örgütlü bireylerin kolektif çalışmalara gerektiği gibi katılmamaları, kendilerini geri çekmeleri durumunda ne çalışmalar yürür ne de örgüt gelişir. Pasif tutum sergileyen kişi açısından düşünüldüğünde haklı da olabilir. Keza pasifliğin gelişmesine önderliklerin hatalı yaklaşımları da neden olabilmektedir. Bu, meselenin başka bir yanı iken, pasiflik bireyciliğin bir biçimi olarak kendisini gösterir.

Küçük burjuva ideolojisi ve bireyciliğiyle mücadelede sınıf hareketi özen gösterdiğinde, doğru düzeltme yöntemleriyle müdahale ettiğinde birlik ve başarı daha da büyüyecektir.

PROLETER SAFLARDA KÜÇÜK BURJUVA İDEOLOJİSİYLE MÜCADELENİN ÖNEMİ! (2)

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Devrimci Demokrasi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin